Dedeman üç yeni ülke için imza aşamasında
Dedeman, Suudi Arabistan, Mısır ve Libya’da imza aşamasına geldi. Marka, büyümede otel sayısından çok hizmet standartlarına odaklanıyor.
Yayınlanma

Dedeman, Suudi Arabistan, Mısır ve Libya’daki yeni yatırımlar için imza aşamasına geldiğini açıkladı. Dedeman Yönetim Kurulu Başkanı Ergün Demiray, yurt dışı büyüme planlarını anlatırken franchise modelinde doğru yatırımcılarla çalışmanın ve hizmet standartlarını korumanın önemini vurguladı. Şirketin 2027 sonuna ilişkin beklentisi ise daha önce açıklanan 150 otel hedefinin altında, 130’lu sayılara ulaşmak yönünde.
Üç ülkede imza aşaması, Avrupa’da koşullu hedef
Demiray, Turizm Güncel Haber Müdürü Okan Beltek’e verdiği, 24 Ekim 2026’da yayımlanan söyleşide şirketin yeni pazar arayışlarını değerlendirdi. Suudi Arabistan, Mısır ve Libya’da yeni yatırımlar için imza aşamasında olduklarını belirten Demiray, böylece Dedeman’ın önümüzdeki dönemde girmeyi planladığı üç ülkeyi açıkladı.
Açıklama, tamamlanmış otel açılışlarından değil, anlaşma sürecindeki yatırımlardan söz ediyor. Dolayısıyla bu üç ülkedeki çalışmalar, markanın gerçekleşmiş yeni açılışları olarak değil, imzaya yaklaşan büyüme adımları olarak öne çıkıyor. Demiray’ın aktardığı aşama, şirketin uluslararası yayılımında yeni bir döneme hazırlandığını gösteriyor.
Avrupa tarafında ise Almanya, Fransa ve İngiltere gündemde. Demiray, bu pazarlara girmek için çalıştıklarını ve uygun şartların oluşması halinde otel açmayı hedeflediklerini söyledi. Fas ve Cezayir’i de hedef ülkeler arasında sayan yönetici, Afrika bölgesinin şirketin büyüme planlarında yer aldığını belirtti.
Bu açıklamalarda ülkeler aynı hazırlık düzeyinde bulunmuyor: Suudi Arabistan, Mısır ve Libya için imza aşaması ifade edilirken, Avrupa’daki üç ülke uygun koşullara bağlı hedefler olarak tanımlanıyor. Bu ayrım, yatırım planlarının hangi noktada olduğunu değerlendirmek açısından önemli.
150 otel hedefinde daha seçici büyüme yaklaşımı
Dedeman’ın daha önce duyurduğu 2027 sonunda 150 otele ulaşma hedefi de söyleşinin gündemindeydi. Demiray, bu sayının uzak olmadığını belirtmekle birlikte, 2027 sonunda 130’lu sayılara rahatlıkla ulaşmayı beklediklerini ifade etti.
Yönetici, beklentisini iki gerekçeyle açıkladı: Türkiye’nin ve dünyanın içinde bulunduğu şartların turizme olumsuz etkisi ile Dedeman’ın yeni iş birliklerinde daha seçici davranması. Böylece büyüme değerlendirmesinde yalnızca yeni anlaşma sayısı değil, iş birliklerinin niteliği de belirleyici bir unsur olarak sunuldu.
Seçicilik yaklaşımının somut örneği Özbekistan oldu. Demiray, bu ülkede aynı anda 10 otel için imza atabileceklerini ancak bunu doğru bulmadıkları için yapmadıklarını söyledi. Kararın gerekçesini, sayısal büyüme yerine Dedeman hizmetini doğru biçimde sunma hedefiyle açıkladı.
Özbekistan örneği, şirketin büyüme tercihinin nasıl şekillendiğini ortaya koyuyor. Demiray’ın anlatımında, bir pazarda daha fazla anlaşma yapma imkânı bulunması tek başına yeterli değil. Markanın hizmetini sürdürebilmesi, yeni otellerin sayısını artırma fırsatının önünde tutuluyor. Bu nedenle açıklanan ülke hedeflerini, şirketin yatırımcı ve uygulama standartları konusundaki seçiciliğiyle birlikte okumak gerekiyor.
Franchise modelinde bina yerine insan ve teknoloji vurgusu
Demiray, Türk otelcilik markalarının franchise modeline geçişini değerlendirirken geçmişte ağırlıklı olarak kendi otelini yapmaya dayanan yaklaşımı eleştirdi. Uluslararası markaların Türkiye’de franchise yoluyla büyüdüğünü, yerli yöneticilerin ise uzun süre bu modele mesafeli kaldığını savundu.
Yeni bir otel açmanın yeni kaynak ihtiyacı anlamına geldiğini belirten Demiray, büyümenin yalnızca bina yatırımıyla sürdürülemeyeceğini söyledi. Öncelikli yatırım alanları olarak teknoloji ve insanı işaret etti. Bu değerlendirme, franchise topluluğu açısından markanın fiziki yatırımların yanında hangi yetkinlikleri geliştirmesi gerektiği sorusunu gündeme getiriyor.
Demiray’a göre doğru yaklaşım, farklı bölge, şehir, ilçe ve ülkelerde doğru yatırımcılarla markayı büyütmek. Bunun için standartların oluşturulması kadar uygulanması da gerekiyor. Uluslararası rekabetin sürdürülebilir bir gelişim ağı gerektirdiğini belirten yönetici, büyüme ile hizmet tutarlılığını birbirinden ayrı ele almadı.
Türk markalarına birbirlerini kopyalamak yerine kendi kimliklerini geliştirme çağrısı da yaptı. Demiray’ın özellikle üzerinde durduğu konu, Türkiye’de sunulan hizmetin yurt dışında aynı standartlarla devam ettirilmesi oldu. Özbekistan’da tercih edilmeyen çoklu anlaşma fırsatı da bu yaklaşımın bir örneği olarak aktarıldı.
Kira yükü yatırım değerlendirmesinde öne çıkıyor
Söyleşide büyüme planlarının yanında yatırım maliyetleri de ele alındı. Demiray, Türkiye’de maliyetler bakımından en büyük problemin dengesiz kira bedelleri olduğunu ifade etti. Yöneticinin verdiği karşılaştırmaya göre, yatırımcının kiraya ayırdığı tutar uluslararası normlarda cironun yüzde 10–15’i düzeyindeyken Türkiye’de yüzde 30–35 seviyesine çıkıyor.
Bu oranlar, Demiray’ın maliyet değerlendirmesi olarak aktarılıyor. Açıklama, yeni yatırım kararında marka ve ülke seçiminin yanı sıra işletmenin taşıyacağı kira yükünün de dikkate alınması gerektiğine işaret ediyor. Şirketin seçici büyüme vurgusuyla birlikte bakıldığında, hizmet standartları ve yatırım koşulları aynı kararın iki ayrı boyutunu oluşturuyor.
Pratik çıkarım: Otel franchise yatırımı düşünen girişimciler, büyüme hedeflerinin yanında hizmet standartlarının nasıl uygulanacağını, insan ve teknoloji ihtiyaçlarını ve kira yükünü değerlendirmeli; imza aşamasındaki projelerle tamamlanmış açılışları birbirinden ayırmalı.
Kaynaklar
- Türk otelcilik devi 3 yeni ülkeye giriş yapmaya hazırlanıyor
- PideMaxx franchise vermeye başlıyor: Hedef Türkiye'nin dört bir yanı | Asabi
- Terra Pizza Tokat Erbaa’da Yeni Şubesini Açtı
- Şirket
- Emirates Stadyumu’ndan Türk Rivierası’na, Büyük Sahnelerden Özel Deneyimlere: Search ’n Stuff’ın Yeni Rotası - Startup Gazetesi



